Cemo!

vaziyetname tarafından

6 Kasım 07:30 hastane 1. Kürün 1. Günü, sigortadan onaydı, şuydu buydu, odaya çıktık, No: 6511. Buyrun sabahın sekizinde odadan İstanbul, martılı tarafından:

Image

Yatırdılar. Bir psikolog geldi önce, destek için zağar (annanem zağar derdi, doğrusu “zahir” mi bilemedim), sonra bir diyetisyen, kemo (şu “kemo” lafına da gıcık oluyorum aslında ya) sırasında neler yemeli, neler içmeli konusunda bilgi verdi. Sonra da doktor geldi. Güzel şeyler söyledi. Hastalığımın iyileşebilir olduğunu bilmek şimdilik fazlasıyla yeterli. İlaçları vermeye başladılar. Yan etkileri azaltıcı ilaçlar (appetizer), sonra esas ilaç (şu bizim kemo) hepsi birlikte 5-6 saat sürdü. Sonra çıkıp eve gideriz sanıyordum ki, meğer öyle değilmiş. Destek tedavi için (ilk kemo ya) bir gece gözetim altında kalıp ertesi gün damar, böbrek temizleme serumları yapılacakmış. Eh biz de yemeğimizi yeriz, televizyon seyrederiz felekten bir gece çalarız dedik.

Akşamüstü kafede bir çay içip dönerken gördüm, odamın kapısına mesaj yüklü neler asılmış. 

Image

“Dikkat yerler kaygan, Cemo(*) da  buralarda” mı demek, “Cemo’dan kaçarken üçgen aplike kafam çarpınca ayağım kaydı” mı demek ne bileyim… Bu belirsizlikler içerisinde mümkünü yok uyuyamayacağım için derhal en yetkilisinden bir hemşire bulup, “bu ne demek acaba?” diye sordum. Şu demekmiş; üstteki üçgen “içerideki hasta düşebilir” (ironinin bu kadarı), alttaki üçgen de evet “Cemo!”.

 

(*) Hepsinin en doğrusu “Chemo” yazılıyor “Kimo” okunuyormuş. Oh be.

Reklamlar