Duymayan kalmasın.

vaziyetname tarafından

İzmir’deydik. Bu akşamüstü döndük. Annemle babama açıklama kabusu bitti sonunda. Hastalığın ortaya çıkışından beri, beni en çok korkutan, hiç yapmak istemediğim neredeyse tek şeydi. Bilseler bir türlü, bilmeseler bir türlü. Cümle içinde kullanıyorum: “Ben iki ucu boklu değnek gördüm, bir ucunu tuttum”. Ömürlerinin sonuna kadar öğrenmeyeceklerini bilsem asla söylemezdim.

Annemin bahçesi çok güzeldi. Limonlar, mandalinalar, turunçlar hepsi dalında tamam da, Kasım Kasım bu güller de neyin nesi?

Image

Lenf biyopsisinin sonuçları çıkmış sonunda. İzmir’de havaalanının önünde çay kahve içerken arayıp söylediler. Telefonu hemen Bilge’ye verdim, n’olur n’olmaz, duyarım duymam, duyduğumu anlamam, o konuşsun. Zaten ameliyat sırasında bir patolog vardı ve lenflerin kanserli olduğunu da söylemişti, ama ince ince incelemenin sonunda, daha kötü bir sonuç (daha kötü bir kanser) çıkma ihtimalinden ödüm kopuyordu. Yokmuş. Yani neredeyse işin başından beri ilk defa, iki ihtimalden daha kötü olmayanı çıktı. Çok sevindim, çayıma bir dilim limon istedim.

Yarın “Küçük Cemo”yla müşerref olacağız. Bakalım mide bulantısı olaylarında nasıl bir değişim olacak?

Reklamlar