Şafak 9

vaziyetname tarafından

Tedavinin ilk ayağının sonuna 9 gün kaldı. 7 seans Şua, kan değerleri ve vücut kondisyonuna göre Salı günü belki fazladan bir kür Cemo daha… Hakikaten başta söyledikleri gibi yükleniyorlar. Değer umarım. Çoğu gitti azı kaldı mı denir, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik mi denir artık ne deniyorsa, o son zamanlar bir türlü geçmek bilmez ya, aynen öyle. İple çekiyorum. Bir yandan ilk ayak biteceği için çok heyecanlıyım, bir yandan da tedavinin işe yarayıp yaramadığı –literatürde ak göt, kara göt tabir ediliyordu yanılmıyorsam- belli olacağı için tırsan treyler.

Tedavi sona yaklaştıkça, yan etkiler de yıkıcılık sınırına iyice yaklaştı. Buyrun, madde madde vaziyetname.

1. Özafagus: Siz siz olun yemek borunuzun kıymetini bilin. İştahta hiç bir problem yok amma velakin zor yutuyorum. Yemek içmek zül. Suyu bile suyla ittirir oldum. Yanma da cabası. Uyuşturan şurup ve ağrı kesici kullanıyorum. Eh…

2. Cilt: Bir yanma da şualanan yerlerde, ayrıca kuruma, kaşıntı, kızarıklık. Radyasyona bağlı dermatitis. Hiroshima mon amour.

3. Ah kalbim…: Eski köye yeni adet, kardiyo problemleri. Nabız, 100’ün altına düşmüyor, arada 140’a filan bile çıkıyor. Tansiyonum, bugüne kadar 13’ün üstüne hiç çıkmamışken –ya da çıkmışken de ben bilmemişken- artık her ölçümde 14. Ensemdeki, şakaklarımdaki zonklamaya benzer o tuhaf his, yüksek tansiyonmuş meğerse. Hapları var, yutuyorum.

4. Denge: Hani şu kırmızı üçgen içinde düşen adam piktogramı vardı ya, her yere boşuna asmamışlar meğer. Allahın sopası yok. Sen misin dalga geçen, yok yerler kayganmış da, yok ironikmiş de, yok Cemo’dan kaçarken de… Şu ana kadar iki seksen kapaklanmadıysam şanslı olduğumdandır. Dizlerim çözülüyor, bacaklarım boşalıyor. Kortizondan mıdır nedir.

5. Enerji: Finito. Kolumu kaldıracak halim olmuyor son zamanlarda. Bütün gün uyusam da nafile. Yorgunum Ahmet.

Bu kadar mızmızlanmak yeter. Biraz da gülelim: Adam, barın köşesindeki minderinde fok gibi yatan, dört bacağı da olmayan köpeğin adını sorunca, barmen yaptığı işten başını kaldırmadan, “adı yok” demiş, “zaten çağırınca gelmiyor”.

Reklamlar