Boşluktayım Nermin.

vaziyetname tarafından

Meltem anlatmıştı, 80’lerin başı olsa gerek, Cihangir’de bir öğrenci evinde kalıyorlar. O zamanlar Cihangir, gece hayatı çalışanlarının, öğrencilerin, nispeten yoksulların yaşadığı bir yer.

Üst katlarında bir konsomatris oturuyor, Nermin. Nermin’in bir de dostu var, taksi şöförü. Öküzün teki. Arada bir geliyor. İlişkileri kavgalı gürültülü. Çok sık kavga ediyorlar. Muhtemelen, Nermin’i dövüyor. Nermin bunu evden kovuyor. Adam gidiyor, sonra tekrar geliyor, apartman kapısına dayanıyor. Kapıyı yumrukluyor, zır zır zili çalıyor, tehdit ediyor, aç diye yalvar yakar oluyor, küfür ediyor, bağırıyor, çağırıyor. Yukarıdan aşağı tabak çanak iniyor. Bir gürültü, bir patırtı. Sonra, Nermin kapıyı açıyor. Barışma… Bir zaman sonra aynı film tekrarlanıyor. Tutku dolu bir birliktelik (!).

Bir gün yine, esaslı bir kavga kopuyor. Nermin adamı kovuyor. Adam gidiyor, sonra dönüyor, apartman kapısına dayanıp, parmağını kaldırmadan zile basıyor, avaz avaz “Nermiiiiin, Nermiiiiin” diye bağırıyor, ama bu sefer Nermin’de tık yok. Adam ısrar kıyamet, Nermin’den çıt çıkmıyor. Başka zilleri de çalmaya başlıyor. Apartman Nermin’den yana, kimse açmıyor. Neyse sesler kesiliyor. Bizimkiler tam Nermin de kurtuldu, biz de diye düşünmeye başlayacaklar, adamın boğuk sesini duyuyorlar, “Nermiiin… Boşluktayım, Nermiiin”…..  Vay be diyorlar, bizim aşık, öküz möküz ama ince, filozof bir tarafı da varmış demek ki… Adam bağırmaya devam ediyor. “Boşluktayım, Nermiiin”.  Kulak kabartıyorlar, ses ekolu, derinden ve de yakından, sanki banyodan geliyor. Anlaşılıyor ki herifçioğlu, apartman boşluğunda. Borulara tutunarak, Nermin’in banyo penceresine tırmanmaya çalışırken, ortalarda bir yerde kalmış, ne aşağı inebiliyor, ne yukarı çıkabiliyor.

Bir hafta geçti, ne bir Cemo, ne bir Şua… Boşluktayım Nermin.

Reklamlar