Happy feet.

vaziyetname tarafından

Doğrusu Düşük Ayak. Daha önce bahsetmediğimi, hayretler içerisinde bugün fark ettiğim, yeni sendromumun adı. Bir kemoterapi yan etkisi. Ocak sonunda ortaya çıktı. Sağ ayağımın üstü ile kaval kemiği boyunca dizden aşağısında önce bir uyuşma hissettim. Sonra anladım ki sadece uyuşma değil, ayağımı ve ayak parmaklarımı yukarı kaldıramıyorum, aşağıya doğru kıvırmakta bir sorun yok. Doktoruma söyledim. O da beyinde tümörden korktu. Beni de korkuttu. Tomografi çektir, bir nöroloğa görün dedi. Tomografi çekildi. Betül arandı. Beyin -en azından fiziki olarak- temiz çıktı. Ohh çekildi. Sendromumun adı belli oldu: Düşük Ayak. Tedavisi yok. Şanslıysan geçiyor. Fizik tedavi filan da yok (tıpla ilgili ne düşünmeliyiz bilmiyorum).

Ayağı ve parmaklarını yukarı kaldıramamak öyle hiç de önemsiz bir şey değilmiş. Yürürken problem: Adım atarken ayak yere pat pat vuruyor. Belli belirsiz bir aksama var. Çorap giyerken problem: Ayağını sandalyenin üstüne koyuyorsun, iki elinin başparmakları konçuna kadar topladığın çorabının içinde, tam ayağa geçireceksin, ayak kalkmıyor ki. Ayakkabılarını çıkarırken, sağ ayakkabının topuğunu sol ayağının burnuna dayayıp çekerek, kanırtmak suretiyle çıkarabiliyorsun da, sağ ayak kalkmadığı için sol ayakkabının topuğunu, sağ ayağın burnuna denk getiremiyorsun. Problem. Yalın ayak, başı kabak –ki bu sıralar tam da beni tasvir ediyor- uzanıp, ellerin ensende birleşmiş keyif yapma niyetin var. Böyle durumlarda ayak parmakları oynatılarak seyrine bakılır ya… Al sana bir problem daha. Sol tamam, sağ ayak parmakları yukarı doğru hareket etmiyor. Asimetri. İnsanın kafası takılıyor. Problem.

Bu hafta kendimi daha iyi hissediyorum, yorgunluk azaldı, lokmaları yutabiliyorum filan. Bitim kanlandı, bir kaç günlüğüne Kaz Dağı’na gidelim dedik. Ve der demez, bu sıralar başıma gelebilecek en büyük Düşük Ayak sendromu problemi ihtimal olarak beynimde şekillendi: Araba kullanırken, gaza basmakta sorun yok, ayağın aşağı hareketi normal, peki ayağı gazdan çekebilecek miyim? Dün denedim. Çekebiliyorum. Araba koltuğuna oturunca, kemikler, açıları, ergonomi vb münasebetiyle araba kullanmak hiç problem değilmiş. Derhal sevincimi Güngör’le paylaştım. O da ” O zaman artık sana Happy Feet diyelim” dedi.

Kendimi bir penguen olarak düşünmek komiğime gitti. Kel penguen.

Reklamlar