Benim de elim armut toplamadı.

vaziyetname tarafından

Tedavim, kemoterapi, radyoterapi gibi konvansiyonel yöntemlerle sürerken, moralimi yüksek tutmanın yanı sıra uyguladığım, bazıları geleneksel, bazıları ise kendi buluşum olan destekleyici yöntemlerin tedavime çok yardımcı olmuş olduğunu düşünüyor, neler yaptığımı aşağıda itiraf ediyorum.

Asal sayıda zeytin yedim. Her kahvaltıda yediğim zeytinlerin çekirdeklerini saydım. Asal sayıda değilse, asal sayıya tamamladım. Örneğin, tabakta 6 çekirdek varsa bir tane daha yedim, 7 oldu. Ama, 7’den sonra canın çekerse, mecburen 4 tane daha yemek gerekiyor. Allahtan asal sayılar birbirine çok uzak değil. (100’e kadar olan asal sayılar içinde birbirine en uzak olanlar 89’la 97. Ama zaten 89 zeytin yiyen 97’yi haydi haydi yer.)

İflah olmaz bir ateist olarak, inançlı olduğunu bildiğim herkesten benim için dua etmesini istemekte hiçbir beis görmedim. İstedim. Görünüşe göre ettiler.

Bir arkadaşım, kucağında, içinde tea-light mum yakmaya yarayan bir nilüfer çiçeği tutan Buda heykelciği getirmişti, hakkını verdim. Buda’nın kucağında her gece mum yaktım, uykuya dalarken o mumu seyrettim.

Bir adet kristal ve bazı taşlar. Gönderilecek enerji ve olumlu titreşimleri alıp bana yansıtacak bir kristali (o da hediye) yakınımda bulundurdum. Ayrıca her biri bir başka önemli işe yarayan taşları da…

Annem bir aradığında; “Firdevs teyzen geçmiş olsun dedi, bir de rekiki mi ne, birşey varmış, bir arkadaşı…” diye lafa başlayacak oldu, “tamam anne biliyorum, göndersin” dedim. Geldi sanıyorum.

Yanımda nazarlık bulundurdum. Biraz ironik oldu tabi, artık neyimi kıskanacak, nereme nazar değdireceklerse… Ama nazarlık nazarlıktır. Hafife almaya gelmez.

Dijital saatlere hep dikkat ettim (kadranlı saatlerde alenen belli olmuyor çünkü). Baktığımda eğer saat, 12:34, 13:57, 02:20, 22:44 vb ise, yani matematiksel bir diziyse veya rakamların arasında bir ilişki kurulabiliyorsa (kurulamıyor bile olsa, ben kurdum) derhal hayırlara yordum. Mutlu oldum.

Sağ ayak. Düşük ayak sendromundan muzdarip olmasına aldırmadım. Önemlidir dedim ve kontrollere giderken onunla çıktım, onunla girdim (arada unutmuş da olabilirim tabi ama sizin de bildiğiniz gibi önemli olan niyet).

İster inanın ister inanmayın, ben inandım. Kızılderiliymişim gibi oldu, içim rahatladı, yüreğim genişledi.

Reklamlar