Sisyphos (VI)

vaziyetname tarafından

Aslında görünen köy kılavuz istemezdi. Sezon sonunda zarar edeceğimiz, daha açık olmak gerekirse batacağımız kesinleşince, tedbirimizi hemen aldık. Müşteri odaklı hizmet anlayışımızı çok değiştirmeden, müşterilerin kendi işlerini kendilerinin yapmasını sağlamaya, onlara hizmet vermekten çok, onlardan hizmet almaya gayret ettik. “Hazır ayaktayken bana da bir bira getirir misin?”den, “Bu akşam mangalcı sen, garson da sen ol”a geçtik. Bunda, herkesin içinde var olan o cafecilik restorancılık içgüdüsü bize fazlasıyla yardımcı oldu. Örneğin, “Bugün öğle yemeğini kim yapmak ister?” diye ortaya seslendiğimizde, en az iki üç tavşan atlıyordu.

Sezon sonunda durumu mercek altına aldık, masaya yatırıp, yaraya neşteri vurduk. Müşterilere hizmette kusur etmemiş, onları hiçbir konuda yalnız bırakmamış, gerektiğinde, onlardan bile fazla içmiş, onlarla gülmüş, onlarla eğlenmiştik.

SisyphosBelge1

SisyphosBelge2

SisyphosBelge6

SisyphosBelge5

Fotoğraflarda görüleceği üzere kayıtlarımızı düzenli tutmuştuk, -kağıt cinslerinden de kolayca anlaşılacağı gibi- tutumluluğun bizim için daima en ön planda olduğu da gün gibi aşikardı. Fakat sistemin çarklarının dışında kalan alternatif yaşam umudumuzun tek planı batma yapmıştı işte. Bizden öncekiler de “Turizm işi kiralık yerde olmaz abi”, “Restorancı adamın kendi içmez usta”, “Mal sahibi uzakta oturacak hocam” vb gibi eşsiz deneyimlerini bizden esirgememişlerdi ama aslında durum netti. Hizmet sektörünün fıtratında nankörlük vardı.

Bugün düşününce aslında pek de battık diyemiyorum. Uzunca ve kısmen bol çalışmalı bir tatil, ayrıca ilerde bizi çok daha büyük batışlardan koruyan, küçük batışlı bir deneyim olmuştu.

kagan_selfie_82_mid

Bu tarihi önemi büyük fotoğrafı koymadan edemezdim. Kişisel tarihimin ilk “selfie”si. 1982 tarihli. Rus malı Çayka marka bir kamerayla Sisyphos’ta “otoportre” olarak çekmiştim. Kadraja girip, kompozisyonu renk ve anlam olarak bütünleyen kitabı ise fotoğraflar basıldıktan sonra fark etmiştim –o zamanlar çektiğin fotoğrafın nasıl bir şey olduğunu fotoğrafı tab ettirmeden göremiyordun-.

Adı hala Sisyphos ama Sysyphos yazıyorlar. Biraz değişmiş, Google görsellerde gördüm.

“Sysyphos, since 1981″… Bugün Sisyphos’u, Hilton gibi Türkiye’nin en köklü turizm işletmeleri arasında sayabilir, “bizim de Türk Turizmi’ne bir nev’i bir hizmetimiz olmuş” diyebiliriz göğsümüzü gere gere. Yani…

(Ha bu arada, Muğla SGK Başmüdürlüğünden, “1982 yılı Bağkur aidatı vb ile ilgili kurumumuza başvurmanız ve ilgi, gak guk” diye bir yazı geldi geçenlerde. Unutulmamışız. Çok duygulandım.)

Reklamlar