Sene-i devriye.

vaziyetname tarafından

Yaklaşık bir aydır, bayramdan beri, yok hastaneye yatıştı, yok ciğere hortum atılışıydı, yok pet scan’di, yok biyopsiydi şuydu buydu -hem hicri hem miladi takvime göre- bir yıldönümüdür gidiyor. En son geçen gün WordPress’ten Vaziyetname’nin birinci yılını kutlayan ve iyi bloglamaya devam etmemi isteyen şöyle bir not da alınca, 1. Yılın bittiği tescillendi:

“Happy Anniversary!
You registered on WordPress.com 1 year ago! Thanks for flying with us. Keep up the good blogging!”

Devam o zaman.

Zorlu bir yıl geçmiş. Dönüp blogu baştan tekrar okuyunca, tekrar hatırladım.

İnsan beyni harika! Bir o kadar da değil. Elde silgi oturmuş bütün kötü anları, anıları silmeye çalışmış. Tam da silememiş.

Fiziki durum daha dün gibi de -Cemo ile Şua tarafından paçavraya çevrilmiş bir halde, koltukta büzülmüş yatarken- ruh halimi, neler düşündüğümü hatırlamaya çalışıyorum da tam beceremiyorum ne zamandır… Ölmekten korktuğumu, ama bu korkuya çok çabuk alıştığımı, alıştıktan sonra da korkunun yerini bir çeşit rahatlamaya bıraktığını hatırlıyorum. Tevekkül dedikleri böyle birşey olsa gerek. Gelecek endişesinin yok olmuş olduğunu ise, son bir iki aydır yeniden gelmiş olmasından anlıyorum mesela. Bilinçaltım yine sonsuza kadar yaşayacağımı düşünmeye başladı galiba. Salak.

Reklamlar