Bu Son Olsun, Bu Son (Remix)

vaziyetname tarafından

Üç hafta önce “Lüküs Hayat” başladığından olsa gerek, benim bay beyin bey, kafasına uymayan, -birbuçuk yıldır kanser tedavisi gödüğüm gerçeği de dahil olmak üzere- bütün kötü anıları çöpe attığından, -artık onların hangileri, allah verme yarabbim üçüncü, dördüncü nüksün haberini aldığımızda rüyamda tekrar zuhur etmek üzere bilinçaltına kaçmıştır bilemiyorum- yüzümde embesil bir sırıtışla dolanmaya başlamıştım.

Birkaç gün önce bugünkü, altıncı ve son Cemo buluşmamız ve çöplüğe atılmış kanserli diğer anılar birden hatırlandı. Bilinç geri geldi, o günlere şöyle bir gidildi gelindi. Kendiliğinden, kristaller ve bilumum taş, tahta benzeri materyaller odadaki eski yerlerine itinayla yerleştirilip, kucağında mum yakılan Buda’nın kucağı mumsuz bırakılmamaya; sağ ayakla giriş çıkışlara, yenilen zeytinlerin çekirdeklerinin sayılarına dikkat edilmeye; dijital saatte her derde deva işaretler olan, 12:34, 01:01, 05:50, 13:57 vb gibi “şekilli” saatleri yakalayabilmek için, dururken, dururken, birden bakıp saati gafil avlamaya çalışmaya; reiki, enerji, ve muhtelif dinlerin dualarının dağıtımı işinde kariyer sahibi kaynaklarıma tekrar ulaşılmaya başlandı.

Bütün bunlar hem de üstelik son kertede o son pet ct temiz çıktıktan sonra bile dahi yapıldı. Gereken ciddiyetle. Ne bir eksik ne bir fazla.

Ulu Cemo’ya şükranlarımızı -nüks keleğini unutmamaya çalışarak- bugün sunduk. Böylece 2. Dönem Kanser Tedavi Periyodu tamamlanmış oldu. Hastanedekilerin iyi dilekleri de bana yine Cem Karaca’yı hatırlattı.

(şarkı sözlerinde gerekli tahrifat yapılarak, hafif burundan…)

Bugün ben çuoğk genciim yığavruum,

Hayyıat, ümiit, neş’eee dooğlu

Mutlu güğünleğer vağdediyor

Bu suon olsun, bu suon…

……

Bence haklı da…

Reklamlar