Lüks, noodle, pet şişe.

vaziyetname tarafından

Bugün, Kadıköy Kartal metro hattının Gülsuyu durağında (gülsuyu deyince beynime, Isparta, Süleyman, cami avlusu, ramazan, güllaç, Nazmiye, reçel, yatılı okul, askeriye, çekingen bir taassup ve istihza -ile marine edilmiş Clooney- suratlı Abdullah üşüşüyor, beynim yanıyor), yürüyen merdivenler boyunca sıra sıra dizilmiş, Šejla Kamerić’in Arter’de açtığı serginin ilanlarını asmışlar. Tam yeri herhalde, asan biliyordur hedef kitle kütle filan… Belki de bir kavramsal sanat eserinin içinde yaşıyoruzdur.

Diyanet İşleri (pek doğru bir yanlışlıkla halkımızın dinayet işleri diye bildiği yer), babanın kızına duyduğu şehvetin haram olmadığını söylüyor. Misakı milli sınırlarımızın içinde güneydoğuda devlet kendi vatandaşını kadın, çoluk, çocuk, masum, suçlu demeden çatır çatır öldürüyor. Batıda her gün onlarca çocuk boğuluyor. O mültecilere sahte can yeleği imal edilip satılıyor (geçen sene de sahte kanser ilacı yakalanmıştı). Tahayyüle bak. (Ben, bu bir arada bulunan, bulundurulan insanlar topluluğunun, sanatla iyileşebileceğine inananlardan değilim. Daha doğrusu bu lanetli topraklar üzerinde yaşayan insanların hiçbir surette iyileşebileceğine inanmıyorum artık.)

Konu buraya nasıl geldi bilmiyorum. Yazının başlığı da “Nüks, nodül, pet scan” olacaktı zaten. Kanserim nüksetti, 3 tane nodülüm varmış, bugün pet scan çektirmek için Gülsuyu’na gittim demek için başlamıştım, buraya geldi konu. Pardon.

Reklamlar