Çak bi beşlik!

vaziyetname tarafından

Opdivo’nun hepsi bittikten sonra yapılacaktı, ama doktorum “sonuncudan önce bir bakalım” dediği için çektirdiğim “ayvi kontrastlı toraks BT” nin -tomografi yani- sonucunu, dün akşam 17:20 itibarile aldım. Derhal raporun sonuç bölümünü açıp okudum.

Böyle, hayatımın geri kalanı üzerinde pek etkili olan, pet scan, tomografi gibi, iyi bakılan ve sonucu çıkan yüksek teknolojili kahve fallarının, kalın yazılmış sonuç bölümünü okumak fazlasıyla heyecanlı -iyi bir heyecan değil bu- oluyor. İlk okuma, sonuçların teslim edildiği bankonun önünden daha tam ayrılmadan, ayakta, o kocaman prezantasyon çantası kılıklı karton zarfın içinden raporu bir çırpıda alarak yapılıyor. Okumaktan ziyade, kötü çıkarsa ne bok yerim diye düşünülmekte olduğu için, aşırı dalgın bakılan rapordan hiçbir şey anlaşılmıyor. Sonra, oturmak için göze kestirilen yere doğru seğirtilirken ikinci okuma… Bu okumada nüks, metastaz, yandın o’lum sen gibi kelimeleri arıyor pesimist -tedbirli diyelim biz- kişi. Eğer varsa, cümle içinde olumlu mu, olumsuz mu kullanılmış olduklarını, ancak üçüncü, dördüncü okumada kavrayabiliyorsun. Beşinci altıncı okumaya da iş düştüğü oluyor. Bir de “tam regresyon” namlı bir tabir var ki yeme de yanında yat. Kanser tamamen gerilemiş demek oluyor, yok olmuş gibi yani.

İşte benim dünkü tomografi sonuçlarımda, nüks, metastaz kelimeleri yok, tam regresyon, bir de kalınlaşma, stabil, stasyoner var. Bugün doktorla görüşeceğiz, bu kalınlaşma, stabil, stasyoner çaktığım beşliğin kaçını geri alır bilemiyorum. Hissiyatım en fazla birini alacağı yönünde. Seve seve dörtlük de çakarız, yeter ki bir, iki olmasın…

Reklamlar