Bir pet vardır pette, petten içeri

vaziyetname tarafından

Pet vakti Haziran başında yusuf sesleriyle geldi yine. Çekim öncesinde gerildik, -8 Haziran’da çektirdim- sonuçları alana kadar gerildik, sonuçları aldıktan sonra raporu okuyana kadar gerildik, -bu sefere mahsus olur inşallah- okuduktan sonra gerildik. Özetle 8 Haziran’dan asayişin berkemal olduğunu nihayet öğrendiğimiz düne kadar gerildikoğlu gerildik.

Olaylar şu minvalde cereyan etti: Raporun sonuç bölümünde, diğer yerlerin temiz olduğu yalnız sol akciğer alt lobda bir önceki çekime göre büyümüş, FDA tutulumu 2,5 olan hipermetabolik konsolide bir alanın (geçen sene başında radyoterapiyle yakılan ur efendinin boşalan yerinde oluşan fibroz doku) takip edilmesi öneriliyordu. Bu durumu derhal değerlendirdim ve engin tıp bilgimin (bkz. üst satırlar) ışığında, o alanın kanser değil enfeksiyon olduğuna ve telaşlanacak bir şeyim olmadığına kanaat getirdim ve neşelendim tabiatıyla. Lakin bu sefer de doktorumun kıllanacağı tuttu, görüntüleri kendi ekibiyle değerlendirmek istediğini söyledi. CD’yi bıraktım. Sonrasında olanlar Türkiş: “CD’de datalar eksik”, “yenisi kaydedilip kuryeyle acil gönderildi”, “gelmedi”, “gönderdik”, “danışmaya bırakılmamış”, “teslim edilmiş”, “muhaberata soralım”, “pardon gelmiş de ama tabi başkasının adıyla olunca bizimkiler şeytmiş”, doktor çıktı çıkmadı, yetişti, yetişmedi derken araya bir de haftasonu girdi falan fıstık ve sonunda dün öğleden sonra doktorum pet resmi sonuçlarını bildirdi: Rutin tedavi ve kontrollere devam.

Bir dört ay daha rahatım.

Reklamlar