Schrodinger’in kanseri

vaziyetname tarafından

Geçen hafta immünoterapi esnasında Opdivo’dan önce Avil verildiği için avil avil uyuyorken doktorum odaya girdi ve “radyoloji onkoloğundan bir randevu alıp görüşün, gerekiyorsa oraya (son çekilen PET’teki sol akciğer alt lobda bir önceki çekime göre büyümüş, FDA tutulumu 2,5 olan hipermetabolik konsolide alanı kastediyor) bir nokta atışı yapalım” dedi, “peki” dedim, doktor çıktı, ben uyandım, doğru mu duydum diye tekrar doktorumu aradım, “içim rahat etmiyor” dedi, hoppala dedim (içimden) sil baştan, radyoloji onkoloğunu aradım, “bu hafta burada değil, haftaya gelecek” dediler, geleceği haftanın ilk gününe (dün) randevu aldım, endişeli bekleyiş yeniden başladı.

Ah o konsolide alan… Kanser yoktu ama varmış. Mı demek. Yok, ama bir son kat atalım mı, var, başını küçükken ezelim mi? Kanser tedavisi bir risk yönetimi. Hiçbirisi hiç de iyi olmayan şeylerin vücuda en az zararı verip en çok fayda sağlayacağı o gizemli bileşimini aramak…

“Pazartesi radyoloji onkoloğunu görürüm – kendisini çok severim- o gün kalıp alınır, ertesi gün radyoterapi başlar, sonuncusu dört gün sürmüştü bu da üç dört gün sürer, hafta sonuna da biter” dedim ve yüreğimi ferah tutmaya çalıştım kendi kendime.

Dün gittim. “Orası bizim yaktığımız bölge, her şey yolunda görünüyor, bir şey yapmaya gerek yok” dedi. Çok sevindik tekrardan, bizdeki de Schrodinger’in şansı işte…

Reklamlar